Yeni bir hava gücü için yeni bir tayyare
Osmanlı Devleti askerî havacılık çağına girerken uçaklar henüz çok yeni bir teknolojiydi. Buna rağmen uçuşun askerî alandaki önemini fark eden devletler, kısa süre içinde pilot yetiştirmeye ve uçak satın almaya başladı. Osmanlı’da 1911’de kurulan Tayyare Komisyonu da bu çalışmaların başlangıcını oluşturdu. Ardından gelen ilk uçaklar arasında Fransa yapımı Deperdussin monoplanları da vardı.
Deperdussin, modern bir savaş uçağından çok farklı görünüyordu. Tek kanatlı yapısı, dışarıdan görülebilen gergi telleri, hafif gövdesi ve döner yıldız motoruyla havacılığın öncü dönemini temsil ediyordu. Osmanlı envanterine tek kişilik örneklerin yanı sıra iki kişilik Deperdussin D de katıldı.

Bağışlarla alınan uçaklar
ModofWar’ın önceki arşiv kaydına göre satın alma kararı 12 Mart 1912’de Heyet-i Vekile tarafından kabul edildi. Ancak yeterli bütçe bulunamadığından Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa, konuyu Muavenet-i Milliye Cemiyeti’ne taşıdı; kendisi de kampanyaya 30 altın katkıda bulundu. Sultan V. Mehmed Reşad ile Mısırlı Prens Celaleddin de destek verenler arasında anılıyordu.
Bu anlatıma göre toplanan parayla Fransa’dan iki tek kişilik ve bir iki kişilik olmak üzere üç uçak satın alındı. Uçaklardan ikisine Osmanlı ve Prens Celaleddin adları verildi. Bu hikâye, dönemin sınırlı imkânlarına rağmen askerî havacılığa duyulan ilgiyi ve ilk yatırımların nasıl gerçekleştirildiğini gösteriyor.
Keşif düşüncesinden eğitim uçuşlarına

Başlangıçta uçakların hem pilot eğitimi hem de havadan keşif için kullanılması düşünülüyordu. Ancak mevcut Osmanlı havacılık anlatımına göre Deperdussin’ler ağırlıklı olarak eğitim uçağı görevi gördü. Bu nedenle onları uzun bir muharebe geçmişiyle değil, ilk uçuş ve bakım deneyimlerine katkılarıyla değerlendirmek daha doğru.
Bir uçağın askerî envantere alınmış olması, onun mutlaka savaşta etkin biçimde kullanıldığı anlamına gelmez. Deperdussin’lerin önemi de tam burada yatıyor: Osmanlı askerî havacılığının yalnızca uçak satın almasını değil; pilot, yer personeli ve uçuş düzeni oluşturmasını temsil ediyorlar.
Prens Celaleddin ve İstanbul–Kahire seferi
Prens Celaleddin adlı uçak, 1914 yılındaki İstanbul–Kahire uçuş girişimiyle de anılır. Bu yolculuk sırasında havacı Nuri Bey, Mart 1914’te Yafa yakınlarında meydana gelen uçak kazasında hayatını kaybetti. Olay, Osmanlı havacılığının ilk yıllarındaki zorlu koşulları ve büyük riskleri hatırlatan önemli kayıplardan biridir.
Deperdussin’lerin hizmet süresi uzun olmadı. Önceki arşiv kayıtlarına göre uçaklar 1914 yılında hizmet dışı bırakıldı. Yine de Türk askerî havacılığının başlangıcını anlatırken bu tayyareleri anmadan geçmek mümkün değil.




Deperdussin neden önemli?
Bugün Deperdussin’in ahşap, kumaş ve tellerden oluşan yapısı son derece kırılgan görünebilir. Oysa bu uçakların değeri, Osmanlı askerî havacılığının henüz ilk adımlarını attığı bir dönemde kullanılmalarından geliyor. Eğitim, bakım ve uçuş disiplininin temellerinin atılmasında görev alan bu erken dönem tayyareleri, sonradan gelişecek Türk askerî havacılık geleneğinin başlangıç halkaları arasında yer aldı.




