Gaziemir’de geride kalan bir uçak
Eylül 1922’de İzmir’e doğru ilerleyen Türk kuvvetleri, geri çekilen Yunan birliklerinin bıraktığı uçakları ve havacılık malzemelerini ele geçirdi. Seydiköy–Gaziemir Tayyare Meydanı’nda bulunan uçaklar arasında Fransız yapımı Nieuport av uçakları da vardı. Bunlardan Nieuport 27, savaşın son günlerinde el değiştiren bir uçağın Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan öyküsünü temsil eder. [1][2]
Büyük Taarruz’un ardından ele geçirilen bir uçağın Millî Mücadele’nin önceki hava muharebelerinde Türk tarafında uçtuğunu varsaymak doğru olmaz. Nieuport 27’nin önemi, ele geçirildikten sonraki Türk hizmetinde ortaya çıkar: zaten eskimeye başlamış bir savaş uçağı, hem eldeki av uçağı filosuna katkı sağlamış hem de pilot eğitiminde değerlendirilmiştir. [3][4]
Birinci Dünya Savaşı’nın Fransız tasarımı
Nieuport 27, 1917’de ortaya çıkan, Nieuport 24 ailesinin geliştirilmiş bir üyesiydi. Üst kanadı alt kanadından daha büyük olan, V biçimli kanat destekleriyle tanınan bu çift kanatlı av uçağı, döner yıldız motoruyla güç sağlıyordu. Hafif yapısı ve tek kişilik kokpiti, onu Birinci Dünya Savaşı’nın son yıllarındaki av uçaklarından biri haline getirdi.

1922’ye gelindiğinde Nieuport 27 artık yeni nesil uçaklarla rekabet eden modern bir savaş uçağı değildi. Fakat uçabilir durumda bir uçağın, yedek parçanın ve bakım imkânlarının büyük değer taşıdığı bir dönemde, ele geçirilen bir Nieuport’un Türk havacılığı için anlamı hâlâ büyüktü.
1922’den 1927’ye: Bölüklerden Hava Okulu’na
Hava Kuvvetleri Komutanlığının Uçak Albümü (1911–2009) adlı çalışması, Nieuport 27’nin 1922’de Türk envanterine girdiğini, 2’nci ve 3’üncü Tayyare Bölüklerinde av uçağı olarak kullanıldığını ve 1927’ye kadar av eğitimi görevini sürdürdüğünü belirtir. [3]
Daha ayrıntılı resimli Türk Hava Kuvvetleri envanterinde hizmet sırası da verilir: 2’nci Tayyare Bölüğü (1922–1923), 3’üncü Tayyare Bölüğü (1923–1925) ve Hava Okulu (1925–1927). Böylece Nieuport 27’nin hikâyesi yalnızca Gaziemir’de ele geçirilişinden ibaret kalmaz; Cumhuriyet’in ilk döneminde pilot yetiştirme faaliyetlerine kadar uzanır. [4]

Bu hizmet öyküsü, dönemin Türk havacılığı açısından daha geniş bir gerçeği de gösterir. Yeni uçak satın almak kadar, mevcut uçakları onarmak, uçuşa elverişli tutmak ve eğitimde kullanmak da kurumsal bir hava gücü oluşturmanın parçasıydı.
Ganimet-3, Ganimet-4 ve karıştırılan Nieuport 24bis
Savaş sonrasında ele geçirilen Nieuport’ların isimleri, farklı yayınlar nedeniyle kolayca birbirine karışabiliyor. Resimli Türk Hava Kuvvetleri envanterinde Nieuport 27 uçakları Ganimet-3 ve Ganimet-4 olarak tanımlanır; daha sonra sırasıyla 122 ve 123 seri numaralarını aldıkları yazılır. Aynı kaynakta Ganimet-5, Nieuport 27 değil, yakın akrabası Nieuport 24bis olarak kayıtlıdır. [4]
Uçak sayısında da kaynak ayrılığı vardır. Uçak Albümü (1911–2009) Türk envanterinde bir Nieuport 27 bildirirken, ayrıntılı resimli envanter iki uçak kaydeder. Bu nedenle iki sayıyı tek ve tartışmasız bir toplam gibi göstermiyoruz. [3][4]
Uçağın teknik karakteri
Uçak Albümü’nde Nieuport 27 için 130 beygirlik Le Rhône 9JB döner motor, 8,21 m kanat açıklığı, 5,87 m uzunluk ve yaklaşık 176 km/sa azami hız verilir. Bir kişilik av uçağının kaynakta belirtilen silah donanımı iki Vickers makineli tüfektir. Bu değerler söz konusu yayının tip verileridir; farklı uçak veya donanım konfigürasyonları için değişiklik olabileceği unutulmamalıdır. [3]


Neden önemli?
Nieuport 27, Türk havacılığı tarihindeki en güçlü ya da en çok üretilmiş av uçaklarından biri değildir. Onu özel yapan, bir savaş ganimetinin Cumhuriyet’in ilk yıllarında eğitime kadar uzanan ikinci hayatıdır. Gaziemir’den Tayyare Bölüklerine, oradan Hava Okulu’na uzanan bu yol, sınırlı imkânlarla sürdürülen bir havacılık faaliyetinin küçük ama anlamlı örneklerinden biridir.





