Denizden yükselen yeni bir hava gücü
1914 yazında Osmanlı askerî havacılığı henüz kuruluş dönemindeydi. Uçuş okulu, bakım imkânları ve yetişmiş personel sayısı sınırlıydı; ama yalnızca karadan kalkan uçakların yeterli olmayacağı görülüyordu. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının güvenliği, denizden kalkabilen, gemilerin hareketini gözleyebilen ve üs için geniş bir kara meydanına ihtiyaç duymayan uçakları değerli kılıyordu. Nieuport deniz uçakları, bu arayışın erken temsilcileri arasında yer aldı. [R1][R2]
Bu dönemde “hydravion” veya Türkçede “deniz uçağı” sözcüğü, çoğu zaman tekerlekli iniş takımı yerine şamandıra kullanan farklı Nieuport tasarımları için genel bir ad gibi kullanıldı. Ancak genel ad ile belirli model kodu aynı şey değildi. Eski kayıtlarda rastlanan “Nieuport IV Hydravion” başlığı, Osmanlı’ya gelen iki uçak için tek ve kesin model açıklaması sunmuyor. Türk deniz uçakları üzerine hazırlanmış ayrıntılı envanter, tek kişilik Type VI ile iki kişilik Type VII ayrımını yapıyor. Dossier’ın merkezinde bu iki uçak var. [R1][R3]
Nieuport: tek kanatlı uçaktan şamandıralı tasarıma
Fransız Établissements Nieuport firması, 1910’ların başında hafif, tek kanatlı uçaklar geliştiriyordu. Bu uçakların deniz üzerinde çalışabilmesi için gövde altına uzun şamandıralar yerleştirildi. 1912 ve 1913’teki Fransa deniz uçağı yarışmaları, kalkış ve suya inişte dayanıklılık kadar rüzgâr, dalga, motor güvenilirliği ve ağırlık dağılımının da önemini gösteriyordu. Dönemin fotoğraflarında ince bir gövde, geniş tek kanat ve iki ana şamandıra açıkça görülebilir. [R3][R4]

Osmanlı hizmetindeki Type VI ve Type VII, birbirinin yalnızca tek/çift koltuklu kopyası olarak sunulmamalıdır. Kaynaklar onları ayrı tip adlarıyla sınıflandırır. Türk deniz havacılığı envanterinde her iki uçak için de 100 beygir gücünde Gnome motoru verilir. Buna karşılık eski IV tanıtımında yer alan 12 metre kanat açıklığı, 8,15 metre uzunluk, 100 km/sa azami hız değerlerinin VI ve VII’ye aynı anda uygulanabileceği doğrulanmıyor. 1913 tarihli Jane’s tabloları da çeşitli Nieuport monoplanları arasında kayda değer ölçü farkları gösteriyor. Bu nedenle bu sayfada kesin olmayan ölçüler tek bir teknik gerçek gibi sunulmuyor. [R1][R4]
Yeşilköy Deniz Tayyare Mektebi ve Fransız siparişi
Osmanlı Bahriye teşkilatı için deniz uçağı yetiştirme ve kullanma çabaları 1914’te hızlandı. 27 Haziran 1914’te Yeşilköy’de Deniz Tayyare Mektebi kuruldu. Okulun ilk araçlarından biri Amerikalı John Cooper’dan alınan Curtiss F tipi uçan tekneydi. Nieuport deniz uçakları da bu teşkilatın gelişme planında önemli yer tutuyordu. Ayrıntılı envanter, Fransa’dan 15 Nieuport Hydroavion sipariş edildiğini; savaşın başlamasıyla bunların büyük bölümünün teslim edilmediğini kaydediyor. Sipariş sayısı teslim edilmiş uçak sayısı değildir. [R1][R2]
Tek kişilik Nieuport Type VI, eğitim amacıyla 1914 yazında İstanbul’a ulaştı. İki kişilik Type VII ise aynı yıl Temmuz ayında Fransız havacı Levavasseur tarafından getirildi; uçak “Mahmud Şevket Paşa” adıyla kaydedildi. Deniz havacılığı envanterinde bu uçağın 204 numarası da bulunur. Kaynaklarda isim “Mahmut” ve “Mahmud” biçimlerinde yazılabiliyor; bu yazı envanter kaydındaki biçimi kullanıyor. Bir uçağın teslim edilmesi, büyük siparişin yerine getirildiği anlamına gelmiyordu: savaş öncesi planlanan filonun yerini az sayıda ve bakımı güç iki Nieuport almıştı. [R1][R5]
Çanakkale’de 5 Eylül 1914 keşfi
Avrupa’da savaş başlayıp boğazların önemi arttığında, Osmanlı komutanlığı Çanakkale önlerine düşman gemilerinin hareketini izleyecek bir hava aracı göndermek istedi. Üsteğmen Fazıl Bey, tek kişilik Nieuport VI deniz uçağıyla Ağustos 1914’te bölgeye ulaştı; kesin varış günü konusunda kaynaklarda 17 ve 25 Ağustos kayıtları bulunuyor. Uçak için karada hazırlanmış bir meydanın uygun olmaması üzerine Nara kıyısında bağlama ve hangar düzeni kuruldu. Bu birlik, İstanbul dışındaki ilk Osmanlı deniz hava teşkilatlanmalarından biri olarak anılır. [R2][R5][R6]
5 Eylül 1914’te Fazıl Bey’in yaptığı 70 dakikalık keşif uçuşu, Çanakkale hava harekâtının erken dönüm noktalarından biridir. Uçuşun ardından boğaz yaklaşımındaki yabancı savaş gemilerinin yeri ve hareketlerine ilişkin bilgiler rapor edildi. Daha sonraki günlerde de benzer keşif denemeleri yapıldı. Bu uçuşları doğrudan 18 Mart 1915 deniz savaşını keşfeden uçakla karıştırmamak gerekir: o tarihteki hava keşifleri başka araçlarla yürütüldü. Nieuport VI’nın görevleri, savaşa katılım öncesinde deniz keşfi ihtiyacının ne kadar acil olduğunu gösteriyordu. [R2][R6][R7]
“Mahmud Şevket Paşa”nın Marmara’daki zorunlu inişi
Tek kişilik uçağın kullanılabilirliği azaldıkça iki kişilik Nieuport’un Çanakkale’ye gönderilmesi planlandı. 19 Ekim 1914’te Deniz Yüzbaşı Savmi (Uçan) Bey, “Mahmud Şevket Paşa” adlı uçağı İstanbul’dan Çanakkale’ye götürmek üzere havalandı. Şarköy’e yaklaşırken motordaki yağın tükenmesi üzerine Marmara Denizi’ne zorunlu iniş yapmak zorunda kaldı. Uçağın ve pilotun daha sonra bir motorbot yardımıyla Nara yönüne çekildiği anlatılır. [R1][R2][R5]
Tarihî kayıtlarda uçağın hizmet dışına çıkış günü ve son kırım olaylarının kronolojisi tam örtüşmez. Deniz havacılığı envanteri Type VII için 20 Ekim 1914, Type VI için 5 Kasım 1914 tarihlerini verir. Daha yeni bir akademik çalışma ise iki kişilik uçağın 5 Kasım’da gerçekleşen uçuşunda ağır hasar aldığını bildirir. Bu farklı kayıtları tek bir kesin olay gibi birleştirmek doğru olmaz. Fakat ulaşılabilen ayrıntılı envanterler iki uçağın da 1914 içinde hizmet dışı kaldığı konusunda birleşir. Eski bir internet kaydındaki “1916’ya kadar hizmet” bilgisi, bu iki somut uçak için yeterli dayanağa sahip değildir. [R1][R5][R6]
Küçük bir envanterin büyük tarihî önemi
Nieuport deniz uçakları, daha sonraki dönemlerin silahlı keşif uçakları gibi büyük bir filo oluşturmadı. Araç sayısı azdı, denizde uçuş deneyimi sınırlıydı ve onarım için gerekli altyapı hızla oluşturulmaya çalışılıyordu. Ama Nara’daki uçak müfrezesi, denizden kalkabilen bir hava aracının savaş gemilerini izlemek amacıyla kullanılabileceğini gösterdi. Bu erken deneyim, Çanakkale’de sonraki yıllarda gelişecek deniz havacılığının hazırlık aşamalarından biriydi. [R2][R6]
Bu nedenle Nieuport VI ve VII’nin öyküsünü yalnızca motor gücü veya hizmet süresiyle okumak eksik olur. Asıl hikâye, yeni bir askerî yeteneğin uçak temininden yetişmiş personele, deniz hangarından operasyonel keşfe uzanan zor gelişimidir. İki uçak aynı tarihin parçasıdır; ancak onları teknik bakımdan tek ve değişmez bir “Nieuport IV” olarak anlatmak yerine farklı modellerin belgelenmiş hizmetini ayrı ayrı göstermek tarihsel açıdan daha doğrudur. [R1][R2]





